Gospodin Yefremoviç:
Basit insanlar, basit basit diye iç geçirdi saygıdeğer Yefremoviç,
Bir türlü idrak mi edemiyorlar yoksa işlerine mi gelmiyor, bunu anlamıyorum. Teslisin sırlarına vakıf, en karmaşık teolojik meselelerde bile köydeki fırıncıdan kundura tamircisine, hatta aç gözlü kedim Tütovka'ya kadar herkesin bir fikri var ama iş patates ekimine gelince nuh diyor peygamber demiyor mendebur herifler. Neymiş efendim şeytan elmasıymış. Bu hokkabazları kilisede toplayıp güneşin doğuşundan batışına kadar patatesin ne kadar faydalı bir ekin olduğunu, delik ceplerine birkaç kapik daha gireceğini anlattım ama sadece yüzüme boş boş bakarak meydan okudular.
"Evet evet" dedi Yefremoviç,
"Meydan okuma bu anlamamazlık değil."
Bu azatlı mikroplar ayak sürüyerek bana engel olacaklarını sanıyorlar. Zira komünde sabaha kadar fesat kazanını kaynatmışlar. Tanrı korkusu ve Çar efendimize saygısı tartışılmaz muhterem, Peder Dolgurukin birkaç kapik karşılığında bana olan biten her şeyi anlattı. Ama ben bunun hakkından geleceğim.
Ekelim diyordu sefil mujik Alekseyev, fakat nereye ekeceğiz Gospodin Yefremoviç?
Kilise ne kadar dolu olursa olsun, Çar gelince elbet oturacak bir yer bulur, dedim.
İç çekiş ve homurdanmaları doğru yolda olduğumu gösteriyor. Şu hokkabaz güya toplumcu ve havai gençlerden birinin yazdığı, Tarihte Süngünün Rolü... Yo hayır neydi? Barut? O da değil!
Pek bayıldıkları mujikler bakalım şu şehirli beylere pabucunu bir gün nasıl ters giydirecek, ömrüm vefa ederse görürüm, dedi. Muhtemelen göremeyecekti ama keyfine diyecek yoktu.
General kendini villasına çekilmiş Roma diktatörü Sulla sanıyor herhalde, dedi Marina Yelkenoviç. İç çekti, esnedi, mektubunu okumaya devam etti,
"Hmm, nerede kalmıştık, hah evet basit insanlar..."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder