Bu blogda adı geçen kişi ve kurumların gerçek hayatla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
10 Şubat 2017 Cuma
Dayfım Dayfımiç:
Can sıkıntısından evde bunalan Dayfımiç uşağını çağırarak troykasının hazırlanmasını emretti. Giymesi için rahat ve sade kıyafetlerle birlikte ciğer ezmesi ve votka getirilmesini buyurdu. Birkaç gündür dostu Vasiliyeviç’e uğramak istiyor, uğradığında konunun nerelere geleceğini çok iyi bildiğinden, ısrarla bundan kaçınmak istiyordu. Kaderin kendisine kurduğu tuzakların birinden kurtulsa, diğerine yakalanıyor ama yine de kararlılığını olabildiğince korumaya çalışıyordu. Neredeyse öğlene kadar uyuyor, geceleri geç yatıyordu. Dostu Vasiliyeviç’in dediği gibi uyku, uyanan zorluklar için en iyi çareydi. Uyuyamadığı zamanlarda da votkayla kendisini uyuşturuyor, bir süreliğine de olsa hayattan kopuyordu.
İki saat sonra Bay Vasiliyeviç’in evindeydi ama kör talih gene ondan yana değildi. Uşak Şivanov karşılamıştı kendisini. Efendisinin birkaç saat sonra döneceğini, çok önemli ve ertelenemez bir iş için K. ilçesine gittiğini söyledi. Salona geçerek Şivanov’la son karşılaşmalarından bu yana epeyce değişen gündemle ilgili gevezelik etmek istedi.
“Eee, ne var ne yok Bay Şivanov? Son görüşmemizde yaklaşan seçimleri konuşmuş, meşhur liberallerden Hasanov Cemalenski’nin yeni bir hükümet kurulacağı tahminlerinden bahsetmiştik. Gerçi ne Cemalenski, ne Oranski, ne M.Belgenov ne de Chandarov’un öngörüleri doğru çıktı. Öncekinden daha baskıcı, daha otokrat bir hükümet kuruldu. Ne dersiniz?”
“Geldiğimiz nokta, kimsenin kazanmadığı, birbirini yok etmeye yeminli kör bir şiddetin hakim olduğu bir Bormanya’ya getirdi bizi Bay Dayfımiç. Biliyorsunuz, intikam ve bunun sonucundaki şiddet, zamanı geriye sarar. Tarafları yeniden başlangıç noktasına götürür. Halen yaşamakta olduğumuz şeylerin, Bormanya’nın 1890’lardaki haline bu kadar benzemesi sizce normal mi?”
“Geçenlerde, güncel siyasi konularda makaleler yazan İtalyan bir bilim adamının bir yazısını okudum. Aklımda kaldığı kadarıyla şöyle diyordu: ‘Tarihsel değişme ileriye yönelik olarak değil, sonsuz tekrara dayalı döngüsel bir değişmedir. İlerleme ve evrim inancı son derece saçmadır. Tarihte hiç bir şey yeni değildir; tarih sadece insan budalalığının kaydıdır.’”
“Kısmen haklı olabilir, ama zaten değişim dediğimiz şey illa ki bir yön bildirmez: Değişim geriye doğru da olabilir, ileriye doğru da. Son yıllarımıza bakılırsa, geriye gidiyormuşuz hissine kapılmamak mümkün değil.”
“Bundan on yıl kadar önce Bormanya’nın önde gelen ve az önce isimlerini andığım liberallerinin şu andaki politik atmosferin müsebbipleri oldukları yönünde neredeyse ortak bir görüş var. Şimdi bu liberaller günah çıkartırcasına peş peşe ‘aldatıldık’ benzeri açıklamalar yapıyorlar, ne dersiniz?”
“Bormanya liberalizmi yalnızca Bormanya düzenine değil, doğrudan Bormanya’ya bir saldırıdır Bay Dayfımiç! Bizim liberalimiz işi, Bormanya’yı yadsımaya kadar götürmüştür, yani anayurdundan nefret eder, onu aşağılar. Bormanya’ya dair başarısız her olay neredeyse coşturur onu. Halkın alışkanlıklarından, geleneklerinden, Bormanya tarihinden, her şeyinden nefret eder. Onu aklayacak bir şey varsa, o da ne yaptığının farkında olmaması, Bormanya’ya olan nefretinin en üretken liberalizm olduğunu sanmasıdır. Aslında belki de son derece aptal, geri zekâlı ve tehlikeli bir muhafazakâr olan bir liberalin diğerlerince hep birlikte alkışlandığına bile sık rastlarsınız! Bormanya’ya duyulan bu nefreti yakın bir geçmişte bazı liberallerimiz neredeyse gerçek yurt sevgisi olarak görüyor ve bu sevginin nasıl olması gerektiğini başkalarından daha iyi görmeleriyle övünüyorlardı. Şimdi ise daha bir açık yürekli oldular, hatta “yurt sevgisi” deyiminden utanır oldular ve bu kavramı zararlı, değersiz bir kavrammış gibi çıkarıp attılar sözlüklerinden... Kendi yurdundan nefret eden liberaller hiçbir ülkede görülmemiştir. Bizdeki bu durumu nasıl açıklayabilirsiniz? Bence, Bormanya liberallerinin henüz Bormanya liberali olmamalarıyla açıklayabiliriz sadece.”
Dayfımiç bütün bunları biliyordu, ama bilmiyormuşçasına şaşırdı. Belki de Şivanov’dan duymak şaşırtmıştı kendisini. Bir sigara yaktı ve Şivanov ile kendisine çay koymak üzere semaverin yanına gitti. Vasiliyeviç ile konuşacağı diğer konuyu şimdilik ertelemeye karar verdi.
Alıntılar/Göndermeler: Vilfredo Pareto - Dostoyevski
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder