Bu blogda adı geçen kişi ve kurumların gerçek hayatla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
31 Aralık 2015 Perşembe
Nadejda Svobodayeva:
O sırada taşranın ruh üşüten soğuk ve karanlığında Nadejda Svobodayeva, daha da kuzeyden umutla beklediği mektubun bugün de gelmediğini düşünerek derin bir iç çekti. Kara vicdanlı Soren onu unutmuş muydu yoksa? Bu taşrada mı ömür çürütecekti?..
N. Svobodayeva, sürgündeki tek arkadaşı, Prens Nehludov tarafından baştan çıkarılıp bir kenera atılmış Katyuşa'yı görmeye karar verdi. Otur otur, karanlık ufka bak, mektup bekle nereye kadardı? Katyuşa ile akşam üstü çaylarını içerken iki lafın belini kırıp vefasız erkeklere saydırabilirlerdi. Kürklü paltosunu giydi, eldivenlerini taktı, konçları kürklü çizmelerini de ayaklarına geçirdikten sonra hızlı adımlarla çıktı. Kapının önünde kızak ve sürücüsü onu bekliyordu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder