31 Aralık 2015 Perşembe



Dayfım Dayfımiç:
Dayfımiç o gün cüzdanını kontrol ettiğinde meteliğe piştov attığını fark etti. En iyisi %5lik hisse senetlerinden bir kısmını Bayan Kosmogoneva'ya bozdurmak diye düşündü. Kosmogoneva 30'larının sonunda yuvarlak yüzlü, her daim gülen, cıvıl cıvıl bir kadındı. Stinyegrad'da otururur, köşkünün pencerelerinden Buzforus'u izlerdi. Rivayete göre ailesi Çar ile uzak akraba idi ve servetleri 300.000 Ruble'den fazlaydı.

Kosmogoneva'nın Köşk bekçisi Yokuşeviç'ten geçenlerde aldığı 30 kapiki de ödeyebilecekti bu sayede. Yokuşeviç iri yapılı, cüssesinden beklenmeyecek kadar çevik, avurtları çökmüş biriydi. III Vilhem tarzı yukarı bıyıkları ile gelenleri tedirgin ediyorsa da, bir kalaç kadar yumuşak ruha sahipti. Öyle olmasaydı 30 kapiki verir miydi Dayfımiç'e?

Dayfımiç %5lik hisseleri Madam Kosmonogeva'ya bozdurmak üzere vapor ile K ilçesinden B ilçesine geçti. Oradan da fayton kiralayarak cebindeki 30 kapikin 12'sini faytoncuya verdi. "Aç da kalsam faytonsuz gitmem" diye düşündü. At ölür harman kalır, yiğit ölür nam kalırdı neticede.

Stinyegrad'a vardığında, tam kendini sahilden yokuşa vurmak üzereyken Stinyegrad'ın maliki Kalçakofya nam Kontes Jamaneva'yı gördü. Uzaktan hafif bir baş selamı ile geçip gitmek istediyse de Dayfımiç'i epey zamandır görmediğini hatırlayan Kalçakofya onu yanına buyur ederek, sahilde bir sütlü çay içmeyi teklif etti. Dayfımiç cebinde kalan son 18 kapikin mümkünü yok yetmeyeceğini bildiğinden, uygun bir bahane aramaya koyuldu. Derken aniden aklına dişi geldi!...

"Dişim çok ağrıyor Kontes, acilen dişçiye gitmem gerekiyor," dedi ve adımlarını sıklaştırarak yokuşa doğru tırısladı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder