Bu blogda adı geçen kişi ve kurumların gerçek hayatla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
31 Aralık 2015 Perşembe
Marina Yelkenoviç:
Marina Yelkenoviç tam da kabusa yüz tutmuş geç uykusundayken kapısının acı acı çalındığını duydu, ağır adımlarla yataktan kalktığında duyduğu sesin kapıdan değil kulaklarını çınlatan Vasiliyeviç'den geldiğini anladı. Hemen masanın üzerinde duran dua kitabını açtı ki henüz perdeleri bile açılmamış sarayının kabul salonuna onlarca ışıklı mesaj yağdı. Aman tanrım, sarayın dışında neler de oluyordu öyle, mujikler binbir güçlükle buldukları işlerinden şikayetçiler. Simit, karper, pötibör gibi yoksul işi taamların peşindeler. Hele o kokular, hastaneden, akşamdan kalma kovalarca votka kokusu ıyyy, ne kadar da kötü bütün bunlar diye düşündü. Kahvaltısının hazırlanması için zarif çay kaşığını portland porseleni fincanının kenarına vurdu. Çın çın ve de çınnn. Elbette ses yoktu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder