Sedushka Dimitriova:
Oysa, çok sevdiği küçük bir taşra kentinden ayrılma kararı aldığı günden bu güne kadar geçen üç yıla yakın sürede, doğup büyüdüğü bu koca kente alışamadığını giderek daha güçlü hisseden, bu yüzden içinde yükselen hezeyanlara karşı koyamayıp, ağır bir depresyona sürüklendiğini fark eden Sedushka Dimitriova’nın hiçbir şey umurunda değildi… Küçük odasının perdeleri hep olduğu gibi kapalı olduğundan havanın güneşli olduğunu, perdeyi aydınlatan ışıktan anlayabiliyor, kendisinin giderek kaçık biri olduğunu düşünecekleri vehmiyle çevresinden adeta kaçarcasına, giderek içine gömülüyordu… Onu hiç yalnız bırakmayan, lavabodayken bile kapıyı adeta omuzlayarak açan yaşlı kedisi Ziyoshcka’nın sesiyle irkildi...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder