Bu blogda adı geçen kişi ve kurumların gerçek hayatla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
4 Ocak 2016 Pazartesi
Dayfım Dayfımiç:
Dayfımıç ertesi gün uyandığında, uşağı sabah gelen bir mesajı iletti kendisine. Eski dostu Sedushka Dimitriova, Ankagrad’dan, Eastanbol’e döndüğünü, H. Tepesi yakınlarında bir eve taşındığını bildirmişti. Doğrusunu söylemek gerekirse son ziyaretinde onu evinde bulamamanın kızgınlığını tam olarak üzerinden atamamıştı.
Uşağıyla hemen bir mesaj gönderdi Vasiliyeviç’e. Durumu kısaca özetlemiş ve Dimitriova’nın H. Tepesi yakınlarındaki evine akşam saatlerinde çayiç ziyareti yapmayı önermişti. Bir mesaj da Dimitriova’ya göndererek ziyaretlerini haber vermişti. Saatine baktı, “daha çok var, biraz daha uyuyayım” dedi ve derin bir uykuya daldı.
Uşağının kapıyı tıklatmasıyla uyandı, Bay Vasiliyeviç’in kendisini salonda beklediğini söyledikten sonra, Kontes Sedushka’dan gelen notu da uzattı. Dimitriova kısa notunda “Çayiç ziyaretiniz çok iyi olurdu Bay Dayfımiç. Ancak, ev işleri, ev yerleştirme… Toparlanayım, ilk fırsatta. Doğruyu söylemek gerekirse, perişan bir haldeyim, saçlarım süpürgeviç bir vaziyette. Sevgiler D.”
Dayfımiç iki elini yana açarak Vasiliyeviç’e doğru yürüdü. “Dostum Vasiliyeviç, görüyorsunuz ya, kadınlar bizi hep atlatıyor! Bir kilo fındığın 120 Ruble olduğu bir memlekette, bunlar olağan şeyler mi Tanrı aşkına?”
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder