Bu blogda adı geçen kişi ve kurumların gerçek hayatla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
4 Ocak 2016 Pazartesi
Varvara İvanovna:
Varvara İvanovna, yağmurlu bir yaz sabahı, denizin sükunetinin sirayet ettiği koya bakarak iç geçirdi. Gözleri tekrar elindeki kasnağa, Nadejda için işlediği havşa başlı sac vidası desenli mendile kaydığında hülyalı bakışlarla gülümseyerek “Prens Nehludov bu işleri iyi biliyor” dedi içinden. Ne baloydu! Bütün bir gece boyunca salondaki bütün yakışıklı subaylarla vals ve polka yapmış, votkanın gözüne vurmuşlardı. Barones Verenskaya’nın hoppa kızlarının bile kıskançlıktan çatladığına yemin edebilirdi. “Nadejda da bir dakika oturmadı. Bizde de hâlâ iş varmış ama… Kilise yıkılmaya başladı belki ama altar yerinde çok şükür.”
Kapının ziliyle irkildi. Postane memuruydu gelen. Kalpağını çıkarıp “Madam İvanovna’ya telgraf” dedi saygılı bir reveransla. Teşekkür edip, birkaç kapik bahşişi memurun avucuna bırakırken içinden bir endişe dalgası geçti. Çalıştığı dairenin Umum Müdürlüğü’nden gönderilmişti. Okuduğundaysa gözlerine inanamadı. Bir daire müdürüne yakışmayacak davranışları şikayet konusu olduğundan iş akdinin feshedildiğini bildirir resmi yazıydı bu. “Verenskaya! Kesin o yılanın başının altından çıkmıştır bu! Kiminle gerekiyorsa konuşacağım, adım Varvara’ysa bunu onun yanına komam” diye hırsla bağırdı.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder