Bu blogda adı geçen kişi ve kurumların gerçek hayatla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
4 Ocak 2016 Pazartesi
Varvara İvanovna:
Hamallarla ayyaşlar dışında caddelerde kimselerin olmadığı ılık ve sisli bir Londra sabahı, Baker Street 221b'nin kapı zili acı acı çaldı. Emektar kâhya Mrs. Hudson, “Yüce İsa! Sabahın bu saatinde gene hangi ipsiz dayandı kapıya!” diye söylene söylene merdivenlerden çıkarken, mutfaktan gelen taze kahve ve bacon kokusu bütün evi sarmaya başlamıştı. Kapıdaki posta memurunun verdiği, üzerinde “Mr. Holmes’a - Acil” yazılı zarfı görünce kaşları gayriihtiyari kalktı. Üst kata çıkıp evin beyinin kapısını çaldı. “İçeri gelin Mrs. Hudson!” Yaşlı kadın, kapıyı aralayıp havasız odanın loşluğuna gözleri alışınca, robdöşambrıyla masasının başına oturmuş ilaç kutusunu karıştıran efendisinin solgun ve sağlıksız yüzüyle karşılaştı.
"Size bir zarf geldi, Sir. Üstünde 'Acil' yazıyor."
"Bu önemsiz bir ayrıntı Mrs. Hudson. Ama dünyada ayrıntılardan daha önemli bir şey yoktur."
Yaşlı kadın içinden “bir kere de bir şeye efendi gibi cevap verse dişimi kıracağım” diye geçirirken, üst dudağı sinirden belli belirsiz seğirdi.
"Kahvem hazır mı, Mrs Hudson?"
"Hazır, efendim. Peter’a söyleyeyim hemen getirsin. Yanında yumurtayla bacon da ister misiniz?"
"İstemez. Watson geldi mi?"
"Columbia Caddesindeki Çiçek Pazarı’na kadar yürüyüşe çıkacağını söyleyip gitti. Herhalde birazdan gelir. İzninizle."
Her gün gelen onlarca zarftan biri muamelesi yapmaya hazırlandığı zarftaki pulda, Rus imparatoru Nikola’nın şıkır şıkır madalyaları ve bütün şıklığıyla gülümsediğini görünce gözleri bir an ilgiyle parladı. Üzerindeki el yazısından resmi bir evrak olduğu anlaşıyordu. Zarfı koklayınca Çin mürekkebi kullanıldığını, dolayısıyla Vladivostok dolaylarından yazılmış olduğunu anladığındaysa merakı bir kat daha arttı…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder