Bu blogda adı geçen kişi ve kurumların gerçek hayatla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür.
4 Ocak 2016 Pazartesi
Dayfım Dayfımiç:
Dayfımiç, 4 Kasım Ulusal Birlik Bayramını da bahane ederek Varvara İvanova’nın yazlık konutunun da bulunduğu Yaloba Oblast’ına bir ziyarette bulundu. V.İ’nin muhteşem konutunu görünce, gelirinin yıllık 500 Bin Ruble’den fazla olduğunu tahmin etti. Halen çalışmakta olduğu işe ve Stinyegrad’ın o çamurlu ve yokuş yollarında ömür tükettiğine bakılırsa V.İ’nin gösterişi sevmeyen, sakin bir yaşam tarzı sürdüğü söylenebilirdi. Konuta ulaştığında V.İ’nin uşağı, prensesin mujiklerle birlikte ekin tırpanlamaya gittiğini, bir saatten önce dönmeyeceğini, dilerse kendisinin salona geçerek dinlenebileceğini söyledi.
Geniş ve aydınlık salon II. Katerina tarzı döşenmişti. Rastrelli ve takipçilerinin süslü eserlerini çağrıştıran neoklasik bir mimariye sahipti. Salonun geniş duvarını ortadan bölen Rus tarzı şömine ve üzerinde yakın dönem realist Rus ressamlarından İvan Şişkin’in “Meşe Ormanında Yağmur” isimli tablosunu gören Dayfımiç heyecandan küçük dilini yutacaktı.
“Incroyable, Yüce İsa Aşkına! En az 300 bin Ruble eder bu tablo” diye çığlık attı.
Tablonun V.İ’nin maddi gücünün göstergesi olması bir yana, onun sanata ve özellikle resime olan tutkusunun bir kanıtı olduğunu düşünmekten kendini alamadı. Birkaç saat sonra yapacakları sohbetin bu pahalı tablonun baskısı altında olacağını düşününce yüzü kıpkırmızı oldu. Elinde, bol kremalı çay ve galeta bulunan bir tepsi ile birlikte salona giren uşağın sesiyle irkildi. Uşağın koltuğunun altına sıkıştırmış olduğu “Yaloba Vedomosti”yi uzattığını görünce memnun oldu, nitekim V.İ’yi beklerken nasıl vakit geçireceğini kendine dert edinmişti.
Birkaç saat sonra V.İ geldiğinde kendisine uğrayıp duş almak için izin istedi ve akabinde sade bir kıyafetle salona geldi. Uşağına votka ve ciğer ezmesi ile birlikte taze ceviz içi de getirmesini emretti.
“Quelle agréable surprise Bay Dayfımiç. Doğrusunu söylemek gerekirse sizi hiç beklemiyordum. Umarım bankamızla ilgili bir sorunun yaşatmamışlardır size!”
“Hayır, Kontes V.İ. Benimkisi sıradan bir ziyaret. Ulusal Birlik Bayramı nedeniyle Yaloba’ya gelmiş, ünlü kaplıcalarında bir süre istirahat etmeyi planlamıştım. Burada olduğunuzu öğrendiğimde, gelmişken sizi de görmeden gitmek istemedim. Siz de tatil nedeniyle mi buradasınız?”
“Biraz öyle, biraz değil Bay Dayfımiç. Eklem ağrılarımdan dolayı doktorum kaplıca tedavisini şart koştu. Tanrıya şükür şimdilik belirgin bir şikâyetim kalmadı. Ama bir buçuk ay sonra tekrar kontrole gideceğim. Umarım eninde sonunda bir ameliyata gerek kalmaz.”
“Vous avez vraiment droit! Kaplıca müim ve de her şeye deva. Kaplıca demişken aklıma geldi. Münekkit Semyon Semyonoviç ilk kez roman yazmış diye duydum. Okudunuz mu acaba?”
“Hayır, okumadım Bay Dayfımiç. Benim yaptığım, her şeyden önce Gogol’ü okumaktır. Çünkü öteki binlerce yapıtın her beş sayfasının her beş satırında berbat edilmiş bir Gogol’den başka bir şey bulamayacağımı bilirim. Öyleyse neden okuyayım bunları? Ben yalnızca özgün olanı okuyorum, onu da yalnızca bu özgünlüğü öğrenecek kadar…”
Dayfımiç, yakın dostu Nadedja’dan duyduğu kadarıyla, hiçbir güç onu oturtup Semyonoviç’i okumaya zorlayamazdı. Olsa olsa, on on beş dakika kadar sayfaları karıştırır hükmünü verirdi: ‘Seni yamalı bohçası seni! Senin her bir parçanın nereden alındığını çok iyi bilirim ben!’
Hatta Nedadja’nın anlattığına göre bir keresinde Neselinova’nın ‘Gösteriş Dünyası’nı büyük bir keyifle okuduktan sonra, aynı yazarın ‘Mevsim Salatası’nı okumaya başlamış. Ama daha yirminci sayfaya gelmeden kitabı kaldırıp atmış ve ‘Gösteriş Dünyası’nda diyeceğini demişsin… Besbelli söyleyeceğin başka bir şey yok, öyleyse seni daha fazla okumanın da gereği yok! Benim okuduğum kitaplar, beni yüzlerce başka kitap okumaktan kurtaran kitaplardır’ demiş.
Dayfımiç, V.İ’nin, Semyon Semyonoviç hakkındaki fikirlerinden memnundu, ama neden daha çok memnun olamadığına şaşıyordu.
(Alıntılar/Göndermeler: Çernişevsky - Kafka)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder