4 Ocak 2016 Pazartesi


Demeto Oblomoviç:
Demeto Oblomoviç balonun mahmurluğunu üstünden atmak için içtiği dört büyük fincan kahvenin yanında saymayı unuttuğu kadar krepi vişne reçeline bulayarak yerken bir yandan tombul beyaz parmaklarına bulaşan damlaları yalıyor, her bir vişne damlasında Nadejda'sının danstan kızarmış yanakları, o ışıltılı elmas pandandifin altında kızaran gerdanı gözlerinin önüne geliyordu. Ahhhhh...Nadejda'nın aşkını karşılıksız bırakmayacağından emin olabilse, bir aklından geçenleri öğrenebilse ne vardı. Katyuşa bu hususta hiç yapıcı olmadığı gibi, bütün ketumluğuyla içini karartan yorumlar yapmıştı üstelik. Aklındaki tek şey bu olsa da, Demoto Oblomoviç, Varvara'nın eline düşmüş olan Dayfımiç'in başarısız girişimden haberdar olmuş, aziz dostuna nasıl hissettirmeden, onun gururlu ruhunu incitmeden yardımcı olabileceğini de düşünmek zorundaydı...

Hay bin kunduz. namütenahi maddi sıkıntılar yaşayan bu sevgili dostu rulet masalarından kurtarmadıkça, her solution geçici olmaya mahkûmken, üstelik de kendisisnin Vladivostok'taki gemilerinde bütün mallar depolama ücretlerini karşılayamadığı için çürümeye başlayacakken onun için ne yapabilirdi?

Tanrım! Çaresizlikle kıvranırken robdöşambrına damlattığı reçeli küçük parmağının tırnağı ile tersine doğru sıyırıp bakındı, peçeteye uzanmaya üşenip tırnağını yaladı... Heyhaaat. Hayat her soruna çare bulmak için çok kısaydı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder